Atölye fikrim nasıl çıktı ?
Seminer için İstanbul'a gitmiştim. Son yıllarda büyük şehirlerde sayısı hızla artan oyun atölyelerine her gün bir yenisi eklendiğini görüyor çok seviniyordum.Hocalarımdan biri atölyelerin tüm şehirlerde yaygınlaşması için konuşma yapmıştı. Ama eğitimini almış, işin ciddiyetini bilen, bu sorumluluğu üstlenebilen kişiler olmasını gerektiğini belirtmişti.
Hayallerim vardı ve bir anaokulunda klasik eğitim vermekten zevk almıyordum. Kendi işimin patronu olmalıydım para kazanmasam da olurdu, önemli olan o minicik kalplerin sevgisini kazanıp onlara yararlı olabilmekti.
Eğitimlerimi tamamladıktan sonra yola koyuldum. Bütün arkadaşlarım evli ve çocukluydu. İki tane de canımdan çok sevdiğim yeğenim vardı. Asuman ve Beren. (bir tane de yolda aramıza bir erkek katılıyor :) ) Çevremdeki herkesin Konya'da büyük eksiklik hadi Zeynep aç artık sözlerini her gün işitir olmuştum. Ve yola koyuldum.
Atölyem için merkezi bir nokta seçip ofisimi tuttuk. Nişanlım ve en yakın dostumla önce renklere karar verdik. Öyle bir renk seçmeliydik ki annelere huzuru çocuklara sevgiyi hissettirmeliydi. Bir sürü ton vardı ve boyacı abimiz bizi dinlemeyip kendi bildiğini yapmaya niyetliydi... :) Ama pes edip tam da istediğimiz o huzur verici halikarnas mavisini yapmayı başardı. Bu satırları tabi ki okumayacağını biliyorum ama ona çok teşekkür ediyorum atölyemi çok kısa sürede bitirip bize teslim ettiği için. Boyamız yapıldıktan sonra temizlik temizlik temizlik.. bitmek bilmeyen temizlik kısmı başladı. Çocuklar için en ince noktaların hijyeni önemliydi ve atölyemiz büyüktü. Temizlik zamanı en büyük destekçim elinde tineriyle parkeleri silen bir tanecik nişanlım ve bir günümüzün bile ayrı geçmediği can dostum beni hiç yalnız bırakmayıp gece gündüz yardımıma koştu.
Temizlik bittikten sonra en zevkli kısım dekorasyondu. Önceden montessori materyallerimi yurt dışından temin etmiştim. Fırsat buldukça da montessori temelli eğitici oyuncaklarımı adeta çeyiz hazırlar gibi özenle almıştım. Yerleşmek en zevkli kısımdı, hem oynuyor hem yerleşiyorduk. Aynı zamanda can sıkıcı ruhsat işlemlerimizi hallediyorduk.
Bütün hazırlıklar bittikten sonra açılışımızı planladık ve 17 Aralık'ta samimi sevgi dolu bir açılışla hafızalara kazındık.
Bana bu süreçte desteklerini hiç esirgemeyen ailem ve yeni aileme, beni bir an olsun yalnız bırakmayıp her detayı düşünüp ilgilenen hayat arkadaşıma, yıllardır her işime koşa koşa yardıma gelen Beyza'ma, hamile olamasına rağmen yardımlarını esirgemeyen Büşra'ma, uzak diyarlardan Cidde'den bana yardım eden basın işlerimi yürüten Feride'me, İstanbul'dan beni her gün motive eden Tuba'ma çok teşekkür ediyorum. Sizi çook seviyorum..
Son olarak hayallerini gerçekleştirmek ve atölye açmak isteyen herkese gönülden yardım etmeye hazırız. Yeter ki hayal edin, kendinize güvenin, harekete geçin..
Oyun atölyelerinin artarak devam etmesi ve her yeni açılan atölyenin bir öncesinden daha güzel olması dileğiyle..
Sevgiler....
Temiz kalbinle, arkasına iyi niyetler koyarak başladığın işinle Allah yolunu hep açık etsin bizler hep yanındayız. Seni seven bir sürü minik, geleceği sevgiyle kuracak sayende. Yeni neslin ilk tanıştığı örnek öğretmen olacaksin. Seni çok seviyor ve seninle gurur duyuyoruz..
YanıtlaSilHer zaman benden desteğini esirgemeden yardımıma koşan, her attığım adımda arkamda duran canım dostum.. Sizlerin sayesinde başarılı olup nesiller boyu büyüyeceğiz.. Çocuklarımızın da bizim dostluğumuzu devam ettirmesi dileğiyle, seni seviyorum..
SilBu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSil