12 Ocak 2017 Perşembe

Mutfak Atölyesinin Çocuklara Faydaları




Herkese merhaba :)
Bu Cumartesi günü ilk Mutfak atölyemizi gerçekleştireceğim..
Hazır sırası gelmişken,
Mutfak atölyesinin miniklerimize sağlayacağı faydaları anlatmak istedim..

Çocukların mutfakta vakit geçirmesi temel matematik becerileri ve dil gelişimleri açısından çok faydalıdır. Ayrıca yeni yemekler yaratmak kendilerine güvenlerini arttırdığı gibi yıllarca sürecek sağlıklı beslenme alışkanlıklarının da temellerini atmalarına yardım eder. 

Mutfak Atölyesi’nde geçirilen zaman ve yemek yapmanın çocuklara faydaları nelerdir?

*Yemek Becerilerin Gelişimi*
En basit olarak yumurtaların sayılması, ölçü kaplarına ne kadar su, süt konulacağının belirlenmesi temel matematik becerilerinin gelişimine yardımcı olur. Mutfakta ilk olarak ne yapıyoruz, ikinci olarak ne konuyor gibi basit sorular ve kullanılan malzemeler ile çocukların kelime hazinesi de artar. Çocuklar pişirme kağıdı, hamur, tarif, kek ve kurabiye kalıbı gibi farklı kelimelerle de tanışırlar. Tarifleri uygularken aynı zamanda dinleme yetenekleri de artar.


*Yeni Lezzetler ile Tanışmak*
Çocuklar genelde yemek konusunda daha seçici olurlar. Onları mutfaktan içeri sokup yemek yapmanın keyfini yaşadıkça yeni lezzetler ile tanıştırma konusunda daha hızlı ilerlediğinizi keşfedeceksiniz.

*Çocuğunuzun 5 Duyuları ile Keşfetmesi*
Çocuklar genelde 5 duyuları ile öğrenirler ve mutfak atölyesi bunun için ideal ortamlardır. Çocukların mutfak atölyesinde mikserin sesini duymasına, hamura dokunmasına ve yoğurmasına, nasıl kabardığını görmesine, farklı kokuları duymasına ve son olarak da yeni lezzetleri tatmasına izin verir.

*Kendine Güveninin Artması*
Çocuklar genelde yaptıkları şeyleri göstermeyi çok severler ve mutfak atölyesi de bunun için mükemmel alanlar yaratırlar. Bir pizza ya da kek yapmışsa bu süreçteki yardımının ne kadar önemli olduğunu, lezzete, süslemeye katkısının ne kadar büyük olduğunu hissederler. Sonuç her zaman mükemmel olmasa da yapılan eforun önemini vurgulanır çabası için teşekkür edilir…
– Kekin malzemelerini karıştırmak
– Malzeme eklemek (yumurta kırmak, un dökmek…)
– Pizzayı- mufinleri süslemek

Zaman geçtikçe çocuğunuzda yemek konusunda bir ilgi başladığına ve bir hayat boyu devam edecek alışkanlıkların temellerinin atıldığına şahit olacaksınız..


Sevgiler...

3 Ocak 2017 Salı

Evde yapabileceğiniz bir etkinlik önerisi :)

Hepizine yeniden merhaba 😊 
Havalar çok soğuk uzun yıllardan sonra ilk defa kar bu kadar durmak bilmeden her gün yağmaya devam ediyor.. Biricik miniklerimiz hasta olmasın diye evden çıkaramıyorsunuz ve evde sıkılıyorsunuz. Oyuncaklarınızı bir kenara bırakıp göz koordinasyonu  ve küçük el kaslarını geliştirici bir eğitici materyal hazırlamaya ne dersiniz? 
Nasıl mı? Çok basit..
İhtayacınız olanlar: abeslang çubuğu, renkli buz küpleri 
Hepsi bu kadar 😊
Şimdi çocuğunuzla düz bir zemine geçin küpler ve çubuklarla kule yapmaya başlayın ardından onun da yapmak isteyip istemediğini sorun. Büyük ihtimalle siz sormadan yapmaya başlayacaklar☺️ 

Ayrıca bir A4 kağıdına buz küplerini çizip boyayabilir kule oyununu oynadıktan sonra A4 kağıdında buz küplerini renklerine göre eşleştirmelerini isteyebilirsiniz 😊



Sevgiler.. 💕


 


2 Ocak 2017 Pazartesi

Sizin de evinizde 2 yaş sendromu rüzgarları esiyor mu ?

Velilerimin çoğu bu sorunla başa çıkmaya çalışırken onlara yardımcı olmak, birkaç öneriler sunmak
istedim. Çok değer verdiğim hocamın, Sabiha Paktuna' nın yazısını sizler için derledim;

2 yaş sendromu 1. yaşta başlayıp ailenin tutumuna göre birkaç ayda da bitebilen ama hatalı tutuma bağlı olarak yıllarca da sürebilen bir süreçtir. Bir bebek 9-10 aylıktan itibaren yavaş yavaş özerklik dönemine girer. 
Aşağıda okuyacaklarınız, 13 aylık olan bebeğinizde hiç başlamamış olabilir. 2 yaş sendromunu oluşturan davranış değişikliklerinin tümü de aynı anda ortaya çıkmayacaktır. Üstelik kişilik yapısına göre bazıları şiddetli, bazılarıysa hafif olacaktır. Ama illa ki bunlar az ya da çok, erken ya da geç…. mutlaka olacaktır. Şimdiden hazırlıklı olun ve önleminizi alın :)

Önemli olan sizlerin nasıl tepki vereceğinizdir. Eğer tutum değişikliğinizi uygun yaparsanız, kendi içinizde tutarlı ve istikrarlı olursanız, aile içinde de uyumlu davranış ve tutum sergilerseniz 17 yaşına geldiğinde camları yumruklayarak size motosiklet aldırmak isteyen bir oğlunuz olmaması için doğru yola girmiş sayılırsınız.
Bu süreç aslında doğal bir gidişattır. Bebeğin hareketlenmesi, bize bağlı kalmadan kendi kendine yürümeye çalışması, kendi kendine yemek yemeyi istemesi 2 yaş sendromunun ilk işaretleri. Dikkat ederseniz 2 yaş sendromuyla beraber bebek bağımsızlaşmaya başlıyor; psikoloji terimiyle “özerklik kazanıyor”. İştahsızlık olarak yorumlansa da kendi kendine yemek istemesi de bunun bir parçası.
*2 yaş, sendroma dönüşmeden nasıl geçer? Ebeveynlere öneriler:
Bu dönemi normal bir gelişim evresi olarak kabul etmek ve bu evreyi iyi tanımak. Çocuğun bireyselleşme ve özerk olma isteğini kabul etmek ve ona izin vermek. Büyümesi için ona alan sağlamak, kendi ihtiyaçlarını gidermesi için ona izin vermek, gerektiği zamanlarda ve çocuk talep ettiğinde yardımcı olmak. 
Yeni beceriler edindiğinde onu yüreklendirmek. Çocuk istediği şeyi elde edemediğinde ve ağlamaya başladığında: Ağlayarak, tepinerek ve kendisine zarar vererek hiçbir şeyi yaptıramayacağını ona söylemek ve ağlamayı bırakana kadar istediği şeyi kesinlikle yapmamak/ almamak. Bu şekilde davrandığında mümkün olduğunca yanından uzaklaşmak ve ağlamasının bitmesini beklemek. Ağlaması bittikten sonra onunla konuşmak, ilgi göstermek ve ağladığı zaman istediği şeyi elde edemeyeceğini tekrar tekrar anlatmak. 
İstediği makul bir şeyse ağlamaya başlamadan ‘evet’ demek ki ağlama davranışı oturmasın. 

Hayır denilen şeyleri gözden geçirmek ve hayırları mümkün olduğunca nedenleri ile birlikte anlatmak. Her şeye hayır dememek onun yerine seçenek vermek. “Sana bugün bu oyuncağı alamam ama istersen seninle birlikte oyun parkında oynayabiliriz ya da hikaye dinleyebiliriz” gibi.
 Seçenekleri daraltmak, tüm dünyayı önlerine sunmamak, onun için yararlı olabilecek 2-3 seçeneği önüne koymak ve oradan seçmesine izin vermek. Böylece sizin hayır demeyeceğiniz şeyleri isteyecektir.

2 yaş sendromu ne zaman biter?

Gelişimin bu evresi 3 ile 3,5 yaşları arasında sona erer. Çocuk artık kendi bedeni üzerinde tam bir kontrole sahiptir ve kendi işini kendisi görebilir. Kendini ifade etme ve iletişim kurma becerisi de oldukça gelişmiştir. Bireyselleşme görevi başarıyla tamamlanmıştır.
Unutmayın, 2 yaş sendromu normal bir gelişim evresidir. Bu evreyi sendromlaştıran çocuk değil ebeveynin yanlış tutumudur. Bu evreyi mümkün olduğunca çocuğunuzu anlamaya çalışarak, büyümesine izin vererek ve ona alan açarak geçirebilirsiniz.

Sevgiler..

Kaynakça:
Prof Dr. Sabiha Paktuna Keskin



BENİM CANIM ATÖLYEM NASIL KURULDU ?


Atölye fikrim nasıl çıktı ?

Seminer için İstanbul'a gitmiştim. Son yıllarda büyük şehirlerde sayısı hızla artan oyun atölyelerine her gün bir yenisi eklendiğini görüyor çok seviniyordum.Hocalarımdan biri atölyelerin tüm şehirlerde yaygınlaşması için konuşma yapmıştı. Ama eğitimini almış, işin ciddiyetini bilen, bu sorumluluğu üstlenebilen kişiler olmasını gerektiğini belirtmişti.

Hayallerim vardı ve bir anaokulunda klasik eğitim vermekten zevk almıyordum. Kendi işimin patronu olmalıydım para kazanmasam da olurdu, önemli olan o minicik kalplerin sevgisini kazanıp onlara yararlı olabilmekti.

Eğitimlerimi tamamladıktan sonra yola koyuldum. Bütün arkadaşlarım evli ve çocukluydu. İki tane de canımdan çok sevdiğim yeğenim vardı. Asuman ve Beren. (bir tane de yolda aramıza bir erkek katılıyor :) ) Çevremdeki herkesin Konya'da büyük eksiklik hadi Zeynep aç artık sözlerini her gün işitir olmuştum. Ve yola koyuldum.

Atölyem için merkezi bir nokta seçip ofisimi tuttuk. Nişanlım ve en yakın dostumla önce renklere karar verdik. Öyle bir renk seçmeliydik ki annelere huzuru çocuklara sevgiyi hissettirmeliydi. Bir sürü ton vardı ve boyacı abimiz bizi dinlemeyip kendi bildiğini yapmaya niyetliydi... :) Ama pes edip tam da istediğimiz o huzur verici halikarnas mavisini yapmayı başardı. Bu satırları tabi ki okumayacağını biliyorum ama ona çok teşekkür ediyorum atölyemi çok kısa sürede bitirip bize teslim ettiği için. Boyamız yapıldıktan sonra temizlik temizlik temizlik.. bitmek bilmeyen temizlik kısmı başladı. Çocuklar için en ince noktaların hijyeni önemliydi ve atölyemiz büyüktü. Temizlik zamanı en büyük destekçim elinde tineriyle parkeleri silen bir tanecik nişanlım ve bir günümüzün bile ayrı geçmediği can dostum beni hiç yalnız bırakmayıp gece gündüz yardımıma koştu.

Temizlik bittikten sonra en zevkli kısım dekorasyondu. Önceden montessori materyallerimi yurt dışından temin etmiştim. Fırsat buldukça da montessori temelli eğitici oyuncaklarımı  adeta çeyiz hazırlar gibi özenle almıştım. Yerleşmek en zevkli kısımdı, hem oynuyor hem yerleşiyorduk. Aynı zamanda can sıkıcı ruhsat işlemlerimizi hallediyorduk.
Bütün hazırlıklar bittikten sonra açılışımızı planladık ve 17 Aralık'ta  samimi sevgi dolu bir açılışla hafızalara kazındık.

Bana bu süreçte desteklerini hiç esirgemeyen ailem ve yeni aileme, beni bir an olsun yalnız bırakmayıp her detayı düşünüp ilgilenen hayat arkadaşıma, yıllardır her işime koşa koşa yardıma gelen Beyza'ma, hamile olamasına rağmen yardımlarını esirgemeyen Büşra'ma, uzak diyarlardan Cidde'den bana yardım eden basın işlerimi yürüten Feride'me, İstanbul'dan beni her gün motive eden Tuba'ma çok teşekkür ediyorum. Sizi çook seviyorum..

Son olarak hayallerini gerçekleştirmek ve atölye açmak isteyen herkese gönülden yardım etmeye hazırız. Yeter ki hayal edin, kendinize güvenin, harekete geçin..

Oyun atölyelerinin artarak devam etmesi ve her yeni açılan atölyenin bir öncesinden daha güzel olması dileğiyle..


Sevgiler....






























1 Ocak 2017 Pazar

Herkese Merhabalar :)




Ben Zeynep Aydoğan. Anaokulu öğretmeni ve montessori eğitmeniyim. Anokulu öğretmenliği lisans diplomamı aldıktan sonra Ankara'da Uluslar Arası Montessori Eğitim Derneği'nin montessori eğitmenliği eğitimine katılıp montessori eğitmeni oldum. Ardından hayallerimi gerçekleştirmek için yola koyuldum..


Anaokullarında çalışarak para biriktirdim, ailemin desteğiyle Konya'da bir İLK olan Montessori Atölyemi kurdum. 17 Aralık 2016 tarihinde açılış yaptık. Henüz çok yeniyiz ama Konyalı aileler bizi biz de onları çok sevdik :) Biz burada çeşitli atölyelerle 0-9 yaş arası çocukların gelişimlerine katkıda bulunup ailelere yardımcı oluyoruz. Çocuklar, hafta içi anneleriyle hafta sonları ise babalarıyla katılma imkanına sahipler. Yeniyiz, dinamiğiz, azimliyiz. Bu işi severek yaptığımız için durmadan ilerleyeceğiz.

Sevgiler.